© 2016 Aydan Bayir

Tüm Hakları Saklıdır.

Pamuktaki Fasulyeden, Penceremdeki Kara


Bu sabah uyandığımda, İstanbul’a nadir gelen karı, ara sıra geldiği için muhabbettinin tadı damağımda kalmış bir tanıdık gibi karşıladım; mutluluk ve misafirperverlikle.

Fakat kar ile muhabbetimiz kısa sürdü; beyazın saflığının içimde yarattığı güzel duygular ve sıcak bir evde olmanın şükranı sadece bir kaç dakika içindi. Sonrasında telefon, bilgisayar ve kitaplarla çevrelenmiş dünyama geri döndüm. Ardından, bir anda… “Bu mu olmalı bilgi edinme şeklim daima?” diye sordum. “Ay’a değil, Ay’ı gösteren parmağa bakarak Ay’ı nasıl ki tanıyamayacaksam, Doğa’ya bakmadan da, teknolojik bir denizin içinde yüzerek kendimi tanıyamam” diye kendime cevap vererek, gözlerimi pencereye diktim. Kepler’den Descartes’a, bir çok bilim adamında ve felsefecide hayranlık uyandıran kar kristalleri…Böylelikle bir an için bilgi edinme biçimimi pasif okumadan aktif gözleme çevirdim.Aynı milyonlarca yıldır olduğu gibi. (Kar tanesinin oluşumu videosu için; http://www.snowcrystals.com/videos/j0323r5n-480h.mp4)

Sahi uzun süreli gözlem yapmayı en son pamuk-fasulye deneyinde bırakmış olmak ne kadar acı. Halbuki dış dünya ne kadar şaşırtıcı ve içimize dair ne kadar değerli bir haberci. Bu aslında bir tür de mindfulness egzersizi.

Bugün yine hepimizin yapacak çok işi olduğunu biliyorum, ama doğanın bize yeni yıl hediyesini açmak için bir kaç dakikamız yok mu?

İki dakikanız varsa iki şey istiyorum;

1-Öncelikle kar kristallerinin en güzel mücevherlerden daha güzel oldukları fotoğrafları yakından görmek için, Kaliforniya Teknoloji Ensititüsü’nden Kenneth Libbrecht’in hazırladığı şu web sitesine bir göz atın; http://www.snowcrystals.com/photos/photos.html

2-Hemen cama çıkın!


36 görüntüleme