© 2016 Aydan Bayir

Tüm Hakları Saklıdır.

Mükemmeliyetçilik Dersinin Yansımaları


Şubat’ta The School of Life’a yeni dersim geliyor; Mükemmeliyetçilik. Bu ders beni darmadağın etti. Daha doğrusu yaklaşık 21 senedir müzdarip olduğum (okula başlayalı ne kadar çok olmuş) mükemmeliyetçi yanımla, uzun süredir böyle sıcak bir temas kurmamıştım. Son 3-4 senedir öz-anlayış (Self-compassion) ile sardığım tüm yaraları bir bir yeniden bilinçli şekilde açtım. Çünkü katılımcılarımı daha iyi anlamaya ihtiyacım vardı. Aynı geminin yolcusuysak eğer onları limandan izleyemezdim. Dalgalı denize döndüm. Hem de ne dönüş…

Başarısızlık Korkusu

İlk karşıma çıkan bu durum oldu. Mükemmeliyetçilik aslında bir ahtapot gibi. Çok fazla kolu var. Hangisi sizi bir anda sarmalayıp içine çekiyor, bilemezsiniz. Kimisi temizlik konusunda mükemmeliyetçi, kimisi işinde. Kimisi başarısız olmaktan korkuyor, kimisi kontrolü bir an olsun kaybetmekten.

Bugün konu başarısızlık korkusu… Bizi potansiyelimizden adım adım uzaklaştıran, istediğimiz şeyleri aslında isteyip istemediğimiz konusunda zihnimizi bulandıran korku. Her duygu gibi korku da bir sürü mesajla geliyor. Sabırla okumamız lazım. Benim bugün(özellikle de "İnsanlık Yolu / With Honors (1994)’ı izledikten sonra) kendi içimdeki korkuda okuduklarım şunlardı;

1- Başarının tanımı yok. Yani “X başarılı bir insan” diyorsak, başarılı olduğu alanı da belirtmemiz gerekiyor. Mesela başarılı bir iş adamı. Genel manada “başarılı” sıfatını alacak insan yok.

2- Başarının bir tanımı var. Genelde toplumsal bir tanım. Mesela Oxford Üniversitesi’ne gidiyorsanız toplumsal, hatta evrensel bir başarınız var demektir. Ve sırf bu etiketle anılıyor olmak, aynı zamanda hayatın her alanında başarılıymışsınız gibi anılmazına yetiyor çoğu zaman.

3- Başarının bir skalası yok. Dinamik bir değerlendirme sürecindeyiz. Bundan 50 yıl önce üniversiteye gitmek bir başarıydı, artık normal. Başarı tanımımız her geçen gün değişiyor. (Mükemmeliyetçilerin ekmeğine de yağ sürülüyor tabi)

4- Başarının bir kapsamı yok. Bazı alanlardaki başarı, diğer başarıların üstünde. Örneğin başarılı bir iş kadını olmak “çok başarılı olma” kümesinde değerlendirilirken, “başarılı bir anne” olmak çok da matah değil.

5- Başarı azınlığın ulaştığı bir zirve gibi. Yine aynı örnek üzerinden gidecek olursak, çok fazla kadın anne. Ama çok az kadın iş kadını. Küme daraldıkça, atfettiğimiz başarı artıyor.

6- Başarıda içsel ve dışsal motivasyon rol oynuyor. Dışsal başarı motivasyonumuz, içsel başarı motivasyonumuzu yuttuğunda kendi istediğimizi değil bizden istenileni yapıyoruz yalnızca.Ve böylece alternatif yollar yaratmazsak sonsuza dek mutsuz oluyoruz. Yani, üniversitede bölüm seçerken sanat tarihi okumak istemesine rağmen, takdir görme arzusunun dengesiz şekilde yüksek olması sebebiyle bir öğrenci çok yanlış bir bölümün kurbanı olabiliyor. Oysa içsel motivasyonumuzu öncelemeyi bilirsek içimizde tarifsiz bir kendini gerçekleştirme tatmini duyuyoruz.

7- Başarısızlık korkumuz, ona şahit olan insan sayısı arttıkça katlanıyor. Mesela ilişkimde başarısız olursam, bu konudaki başarısızlığımın yoğunluğunu bilecek tek kişi sevgilim olur. Ama konferansta yapacağım konuşmanın başarısızlığı yüzlerce insan tarafından bilinir.

8- Son olarak ve aslında en dikkatli olmamız gereken husus da; başarısızlığa tahammülümüz yok. Çünkü tahammülsüz şekilde yaşatılıyoruz. Bugün bu yazının başarısız görülme ihtimalinden korkuyorum. Çünkü her gün sosyal medyaya yüklediğim her şey “beğenilmesi” üzerinden değerlendirmeye açılıyor. Oysa gelişmek için “dürüst ve yapıcı” eleştirilere ihtiyacım var. Öte yandan her ne kadar öyle hissettirek binlerce şey olsa da, “başarısız” olmak beni değersiz kılmaz, eğer doğru kimselerin samimi eleştirilerini eleyebilmeyi becerirsem, bilakis beni ileriye taşır. Bugün, binlerce kitap denemesi, naif yazarların beylik laflar etme ve eleştirilme korkusu yüzünden çöpü boyluyor. Oysa hepsine ihtiyacımız var. En çok da, kendi başarı çeperimizi yırtıp, dış dünyaya korkuyla değil, merakla bakmaya. Başarı denklememizi yeniden kurmaya. İçsel motivasyonumuzu başımızın tacı, dışsal motivasyonu da onun doğal çıktısı yapmaya. Başarısızlık korkusu geldiğinde de onu haber getiren bir misafir gibi ağırlamaya.

Bu yazı benim başarısızlık korkumun verdiği mesajı kibarca alıp, ona attığım cevap mesajıdır.

Umarım başarısızlık korkunuzu yeniden gözden geçirmenizi sağlamış, içinizi biraz olsun ferahlatmıştır.


159 görüntüleme